Epikardiyal Ablasyon Nedir? Ne Zaman Yapılır?

Aritmi odakları sıklıkla kalbin iç yüzündedir ve böylece kasık bölgesindeki damarlardan girerek elektrod kateterleri kalbin içinde istediğimiz bölgelere ulaştırır ve başarılı ablasyon yaparız. Örneğin ventriküler ekstra atımların büyük kısmını ve kalp krizi nedeni ile hasar görmüş hastalardaki aritmilerin büyük kısmını bu şekilde kalbin içinden ablasyon yaparak sonlandırırız. Ancak bazı kalp hastalıklarında aritmi odağı kalbin dış yüzünden kaynaklanır. Özellikle kalp damarlarında tıkanıklık olmadan kalp yetersizliği olan hastalar (dilate kardiyomiyopati), doğustan kalp kası hastalığı olan hastalar (örneğin hipertrofik kardiyomiyopati, dilate kardiyomiyopati gibi), doğuştan aritmi ile seyreden bazı genetik hastalıklar (örneğin Aritmojenik Sağ Ventrikül Hastalığı (ARVD/C), Brugada sendromu gibi), kalp kası iltihabı (miyokardit) sonrasında, ciddi kalp kapak hastalıklarında aritmi odakları kalbin dış yüzünden kaynaklanabilir. Böyle olunca kalbin içinden verdiğimiz ablasyon enerjisi dışarıdaki odağa ulaşamaz ve yetersiz kalır. Bunun için göğüs duvarından kaburgaların altından iğne ile girerek kalbin dış yüzündeki zarların arasındaki boşluğa (Epikardiyal bölge) ulaşırız. Bu işlem daha zor ve ağrılı bir işlem olduğundan anestezi düzeyi derinleştirilir. Kalbin dış yüzünden detaylı haritalama yaparak aritmi odağını tespit eder ve ablasyon ile etkisiz hale getiririz. Bu işleme Epikardiyal Ablasyon adı verilir. Daha zor ve daha uzun süren bir işlemdir bu nedenle riskleri kalbin içinden ablasyona göre daha fazladır. Bu işlemler çok üst düzeyde operatör tecrübesi gerektirir ve ancak deneyimli ellerde yapıldığında ciddi başarı ve kabul edilebilir risk oranları ile uygulanabilir.